Yayın Adı: Epokhé Sosyal Bilimler Dergisi

ISSN: 2602-3709

Yayıncı: Talha Dereci

E -Posta: editor@epokhe.press

GSM: +90 (532) 491 6427

Epokhé Sosyal Bilimler Dergisi, yıllık yayımlanan, akademik, hakemli dergidir.

Epokhé Sosyal Bilimler Dergisi, TÜBİTAK ULAKBİM çatısı altında, Türkiye’de yayımlanan akademik dergiler için elektronik ortamda barındırma hizmeti sunan Dergi Park Akademik’te yer almaktadır.

EPOKHÉ ÜZERİNE

Epokhé, Yunan felsefesinde yargının askıya alınması anlamına gelir. Bu prensip ilk olarak dogmatik olmayan Antik Yunan Skeptikler tarafından felsefe edinilmiştir. Bu kimseler, bilgi sorununu çözümsüz olarak görürler ve huzura ulaşmanın belirleyici bir adımı olarak, herhangi bir şeyin lehinde veya aleyhinde karar vermekten kaçınırlar. Bu çözümsüzlük içinde yaşamayı mümkün kılmak için şöyle bir fenomonolojik yöntem sunarlar: Bir ihtilaf ortaya çıktığında, günlük hayatta huzur duyabilmek için hüküm vermeme tutumu benimsenmelidir.

Terim XX. yüzyılda, fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl tarafından kullanılmıştır. Husserl’e göre bu, soyutlamadan ve özün incelenmesinden çok daha temel olan, bilincin kendisini aydınlatmaya yarayan bir tekniktir. Felsefeci mevcut inanışların hepsine Kartezyen bir şüphecilik ile metodlu ve geçici bir yaklaşım sergilemelidir. Doğal-empirik dünyadaki her şeyi paranteze almalıdır (bracketing), hüküm vermeyi askıya alma eylemine yani epokhéye tabi tutmalıdır. Burada, anlatılmak istenilen şey onlara inanılmasın veya inanmayı bırakın demek değildir. Dikkat çekilmek istenen husus; sadece inancının etkisini saf dışı bırakmalıdır ki evlerin, ağaçların, insanların saf görünüşüne odaklanabilsin. Bunun ardından bu olgular, felsefecinin onlara dair farkındalığının mevcudiyetinden farksız hale gelecektirler. Böylelikle, bilincin kendisi, nesneleri çözen epokheye karşı bağışıklık kazanır. Epokhé görevini yerine getirmiştir, fakat, bilinç kendi iç algısında görünür olduğu zaman, ancak o zaman bilinç, nesneleri için geçerli olan aynı genelleştirici soyutlama ve özün incelenmesine tabi tutulabilir. Dolayısıyla, özel alanlar için ontolojileri (varlık teorilerini) destekleyen ve nesnelerinin nasıl ortaya çıktığını ya da verildiğini açıklayan saf bir fenomenoloji ortaya çıkar. Husserl’e göre, Descartes’ın en önemli hatası cogitodan hareketle tözsel öznenin varlığını çıkarsamaktır; bunun yerine eğer Descartes sadece bilincin verileri ile yetinseydi, o zaman cogitoda yalnızca öznelliğin özünü bulurdu. Husserl’in fenomenolojisinde epokhenin bütün anlamı saf öznelliğin indirgenmesidir. 

Epokhé bilince verilenlerin kaynağını bulmada ilk adımdır. Sistematik, kökten bir epokhénin ardından anlama dönüşmüş nesnelerin betimlenmesi gelir. Husserl, fenomenolojik yöntemin bu iki aşamasına birden indirgeme adını verir. İndirgemeyle bilincin ilk elden, özgün olarak, katışıksız verdiğini doğrudan gören özne, kendisine doğrudan verilen dünyaya yönelir, onu kavrar, yani Descartesçı bir terimle söylesek, cogitoyu. Epokhéyle birlikte cisimler, deneyimler ve tecrübelerimizin içeriği vb. şimdi sadece fenomen olarak ele alınmaktadır. Her şey paranteze alınmıştır, her tür yargı askıdadır.“Böylece, fenomenolojik indirgeme yoluyla yani epokheyle, her psikolojik deneye karşılık gelen, kaçınılmaz olarak, mutlak verilmişlik şeklinde içkin özünü gösteren saf bir fenomen bulunmaktadır”. Fenomenolojik indirgemecilik ya da özlerin sezgisi, epokhe kavramı altında açıklanır.

Harrison Hall’a göre epokhé “anlama yoğunlaşabilmek için dayanağına dair soruları arka plana atmak ya da bu sorulardan kaçınmaktır”.

Aron Gurwitsch’e göre, epokhénin ilgilendiği şey “nesleri kastedildiği ve niyet edildiği şekliyle” ele almaktır.

Jacques Derrida için, epokhé, “özü bulmaya yönelik algıya ve sonra da kendi diline indirgemeye” bile neden olur.

Herbert Spiegelberg ise, “fenomenolojinin temel akımları arasındaki en ihtilaflı mesele olmuştur” der.

Maurice Merleau-Ponty de “Husserl kendisini anlamak için fenomenolojik indirgemecilikten başka hiçbir şeye bu kadar vakit ayırmamıştır” der.

Epokhé yalnızca bir metod değildir, aynı zamanda herhangi bir metoda uygulanabilecek bir yaklaşımdır. Değer biçme ya da yargıda bulunmaktan uzak durmamızı söyleyen bir değer-yargı yaklaşımıdır. Yargıya varmak zihnimizin doğal bir eğilimi olduğundan, epokhé yapay ve kurgusal bir tutumdur. Zihnin bir aracı olarak işlev göstermesi kastedildiğinden dolayı yapaydır ve kendisinden genel nitelikler (özler) ürettiği için kurgusaldır. 

Fenomenologlar, analizlerinin yargılarını belirtmezler. Sadece analiz ederler. Diyelim ki bir kimse inançlı olduğunu, ya da inançlı olsa da aşkın ve kadir-i mutlak bir Tanrı’ya inanmadığını söyledi. Fenomenolojik indirgemecilik burada hemen şunu öne sürer, bilinçlerimiz özünde aşkın ve kadir-i mutlak bir Tanrı’ya inanma eğilimi içindedir. Fakat, eğer, “tanrı kişinin inanıp inanmasından bağımsız bir şekilde var olur” denirse, işte burada fenomenoloji epokheyi uygulamış demektir. Bu nedenle yargıyı askıya almak, kişinin kendisini doğal bilincin öne sürdüğü şeyle ya da bağlamla özdeşleştirmesi anlamına gelmez. Daha çok, bu bağlam orijinal, doğal, yansıtıcı olmayan, yönelimsel bilinçli olduğundan fenomenoloji tamamıyla bilinç üzerine bir düşünmedir. Epokhe uygulandıktan sonra, fenomenolojik kalıntı olarak kalan bilincin varlığı, şüphe götürmez, “mutlak” varlıktır; çünkü var olmak için dış dünyaya, doğaya ya da evrene gereksinimi yoktur. Böylece, epokhenin bulgusu olarak, evrenin paranteze alınmasından etkilenmeyen, transandantal mutlak bilincin bağımsız varlığı ortaya çıkmış olur. Mutlaklık, bu anlamda, kendi kaynağından çıktığı gibi ele alınan içkin (immanent) yaşantının öz belirlenimidir.

Kaynakça

— Gökdelek, Kamuran. 2006. “Kesin Bir Bilim Olarak Felsefenin Kartezyen Dayanakları”. flsf Dergisi, Sayı 2: 17-28.
— Öktem, Ülker. 2005. “Fenomonoloji ve Edmund Husserl’de Apaçıklık (Evidenz) Problemi”. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, Sayı 45/1: 27-55.
— Gülenç, Kurtul. 2014. “Edmund Husserl’de ‘Başkasının Beni’ Sorunu ve İntersubjektivite Kavramı”. Kilikya Felsefe Dergisi, Sayı 1: 19-39.
— Balaban, Oded. 2002. “Epoché: Meaning, Object, and Existence in Husserl’s Phenomenology”. In: Tymieniecka AT. (eds) Phenomenology World-Wide. Analecta Husserliana (The Yearbook of Phenomenological Research). Vol 80. Springer, Dordrecht.
— The Editors of Encyclopædia Britannica, “Epoché”. 1 Aralık 2017 tarihinde erişildi. www.britannica.com/topic/epoche